2011-08-14

Süperpozisyonları Gören Adam

Dönen bir zar düşünün. Her saniye, her milisaniye, her mikrosaniye gözünüzün önünde değişen sayıları düşünün. Var gücüyle dönen bir zar. Sadece bir saniye önce parmağınızı değdirseydiniz başka bir sayıyı görecektiniz, gözlerinizin önünde. Ya da şimdi elinizi uzatmak yerine biraz bekleseniz şansınıza başka bir sayı düşecek. Altı ihtimal var. Ve her an her saniye. Değişen altı ihtimal. Eşit altı ihtimal. Ama yalpalamaya başladı zar. İşte birazdan son hareketini yapacak ve dönmeye mecali kalmayacak. Altı eşit ihtimal. Ortadan kaybolacak. Altı eşit ihtimal tek bir sayı olacak. Zar kararını verdiğinde, tüm ihtimaller tek bir sayıya çöktüğünde, senin sayın o olacak.


Sizin dünyanızda sonuç bir tanedir. Biraz önce ofisinden çıkan beyefendi karşı yoldaki uğrak mekana giderken, neredeyse çarpmak üzere olduğu bayan hızlı adımlarla karşıdan karşıya geçmeye çalışıyordu. Ve durmakta olan araçların ikinci sırasındaki kırmızı Polo’nun içindeki kadının cep telefonu çalmıştı. Uzaktan yaklaşan otobüs ışıklara gelmeden önceki sokaktan sola sapmış ve gözden kaybolmuştu. Bir çocuk grubu güle oynaya yola fırladığında yanlarından geçmek üzere olan yaşlı bey onlara dönüp kızgınca bakmıştı. O çok uğrak mekanın diğer karşısındaki daha uğrak mekanda bir çift tartışmaya başlamıştı. Ve mini eteğini düzeltmeye çalışan garson tartışan çiftin yükselen sesinden ürkerek onlara bakış fırlatmıştı. Daha uğrak mekana fırından yeni çıkmış, taze kurabiyenin sıcak kokusu yayılmışken, cam kapısının önünde içeriye meraklı gözlerle bakan bir kedi belirmişti. Daha uğrak mekanın karşısındaki binanın büyük e-reklam panolarında rengarenk bir gökyüzü görünmüş ve hafiften kapalı havaya neşe katmıştı. Öyle ki annesinin sürdüğü arabada ayaklarıyla oynayan bebek kafasını kaldırıp reklama bakmıştı.

Benim dünyamda sonuç sonsuz tanedir. Biraz önce ofisinden çıkan beyefendi altı tane beyefendi şeklinde dört yol ağzındaki tüm uğrak mekanlara, iki sokak ötedeki alışveriş merkezine ve onun yanındaki markete yönelmişken, bunlardan sadece birinde neredeyse çarpmak üzere olduğu bayan hızlı adımlarla karşıdan karşıya geçmeye çalışıyordu. Çünkü bir diğerinde adam oraya yönelmişken, bayan rahat yürüdüğünden daha oraya gelememişti. Diğer bir tanesinde ise bayan sokak başında aniden durmuş ve cep telefonunu karıştırmaya başlamıştı; o sırada da beyefendi çoktan mekana dalmıştı. Durmakta olan araçların ikinci sırasındaki kırmızı Polo’nun içindeki kadının cep telefonu hem çalmış hem de çalmamıştı. Uzaktan yaklaşan otobüs ışıklara gelmeden önceki sokaktan hem sola hem sağa sapmış ve trafikte durmaktan kurtulmuşken, diğer bir otobüste yolcu ineceğini belirttiği için sapmadan duraklamış ve tekrar harekete geçtiğinde ışıkların yeşil olduğunu görmüştü. Bu yüzden de uğrak mekanın önüne gelmişti. Çocuk grubu içindeki bir çocuk biraz önce çıktıkları oyuncak dükkanından cüzdanını unuttuğunu hem fark etmiş hem fark etmemişti. Ettiği için geri dönünce grup yoldaki yaşlı amcaya rastlamamış ve kızgın bakışları yememişti. O çok uğrak mekanın diğer karşısındaki daha uğrak mekandaki çift hem tartışır gibi olmuş hem tartışmamış hem de tartışmıştı. Tartışmayınca garson irkilmemiş ve eteğini düzeltmeye devam etmişti. Bir diğerinde ise garson yeni çıkmış kurabiyelerle dolu tabağı almış ve iki adım ötede masaya götürürken çiftin yükselen sesini işitmişti; fakat umursamamıştı. Kedi mekanın kapısına gelmemişti; çünkü mekanın yukarısında bulunan yaşlı teyze kediye yemek vermişti. Ama kedi aynı zamanda kapıya da gelmişti; fakat kurabiye tepsisini görememişti. Çünkü geç kalmıştı, kurabiyeler çoktan yerine konmuştu. Daha uğrak mekanın karşısındaki binanın büyük e-reklam panolarında hem rengarenk bir gök yüzü hem karanlık bir ekran hem kıpkırmızı bir ruj hem de sadece büyük puntolarla yazılmış bir yazı belirmişti. Bebek de hem ekrana dikkat etmiş, hem etmemiş, hem de ağlamaya başlamıştı.

Benim dünyamda ihtimaller vardır. Siz birine karar verene kadar hepsini yaparsınız. Her ihtimaliniz başka ihtimal kümeleri oluşturur. Her ihtimal sizindir, bu boyuta ait olmasa da. Her ihtimal sizden bir parçadır, siz yapmasanız da. Siz yapmasanız da diğer siz yapmıştır, siz bilmeseniz de.

Ta ki, siz tek bir ihtimale çökene kadar. Yani siz karar verene kadar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder