Pek uzun zaman olmuştu uçağa binmeyeli. Şehir dışına çıkıyorsam genelde yakın illere gidiyorum, onda da doğal olarak otobüs tercih ediyorum. Ancak geçen sene şansa iki kere Antalya'ya gittim. İkisinde de uzun bir kara yolculuğu yapınca seneye gideceğim yere uçakla gitmeye karar verdim.
Şimdi Sabiha Gökçen A207 nolu kapıda İzmir'e uçağımı bekliyorum. Evet, sonunda ben de sadece altı günlük bir tatil yapmaya gidiyorum. Yoğun, öğretici ve yorucu bir dönemden, hatta seneden sonra denize girip yorgunluk atmak en faydalısı olacak. Sonra ne yapacağım?
Tabii ki de bütün yaz laboratuvarda ve kitaplarımın içinde olacağım.
Lisans Günlüğü
COLLEGE DIARY makes a reminescence of my college years
2012-06-02
2012-05-31
Lisans Günlüğü Twitter'da
2012-05-20
2.2'nin Sonunda Hesaplaşmalar - II
Yorucu bir günün ardından, üstelik daha yapmam gerekenler bitmemişken her şeye dur dedim. Biraz gevezelik edeyim.
Bu dönem bazı açılardan tatmin edici, bazı açılar üzücü oldu. Şu bir gerçek lisansın ilk senesi bana kayda değer pek bir şey katmadı. Çünkü zaten katabileceği şeyleri daha liseden çalışmaya başlamıştım. Dolayısıyla bi'nevi tekrardı. İlk senenin en yararlı dersleri şüphesiz lineer cebir ve olasılık dersleri oldu. Gerçi calculus 2'de görülen integral calculusunu yabana atmamak gerekiyor. Yine de orada kanıtlanan teoremlerin elektromanyetik derslerinde fiziksel uygulamalarını yapınca daha bir yerleşiyor her şey yerli yerine. Öte yandan 1.2.de Barry Stocker'dan aldığım felsefe dersi dönemin tuzu biberi olmuştu.
Ancak dediğim gibi her şey diferansiyel ile başladı. Bu sene öğrendiklerimin haddi hesabı yok. Millet bana lisans öğrencisine her şey 3te yüklenir, 3ten önce hiçbir şey bilmiyorken 3ten sonra birçok şeyi bilir olursun, diyordu. Açık olmak gerekirse 2 gerçekten bu konuda yaratıcı bir seneydi. Eğer 2 böyle ise 3ü düşünemiyorum. Tabii bu noktada klasik programla ilerlemediğimi de kayda almak lazım.
Birincisi içinde bulunduğum dönem öncekilerden açılan dersler konusunda farklıydı. İkincisi aynı zamanda iki bölüm okuyorum. Evet, aynı anda. Öğrendim ki, çoğu çap öğrencisi önce bir bölüme abanıyor, onu erken bitirip diğerine ağırlık veriyor. Ben bu yöntemi seçmedim. Aslında bunun birincil sebebi fizik derslerini almam konusundaki sabırsızlığımdı. Ancak çok da iyi yaptığımı fark ettim. İki bölümü canlı bir şekilde karşılaştırma imkanım var şu anda. Ve şu bir gerçek ki ehb'deki derslerde üstünkörü geçilen birçok konu fizikte açığa kavuşuyor. Bazen de yeri geliyor fizikte önüme bir devre çıktığında çatır çatır çözüyorum. E devre çözmenin bin bir türlü yolunu öğrenince...
Tekrarlıyorum ama, 2.1.de aldığım kompleks teori gerçekten yaşamımı değiştirdi. Üstelik 2.2de aldığım fizikte matematiksel yöntemler I dersinin ilk kısmının yine kompleks teori olması apayrı bir durum. İlk dönem zaman bolluğundan ve anladığım kadarıyla elektronik fakültesinde o kısmı daha çok işe yarayacağından conformal mapping/bilinear transformation gibi konuları rahatça işlemiştik. Fakat residue uygulamaları konusunu fazla çeşitlendirmemiştik. Bu dönem fizikte residue hesabının bir sürü uygulamasını gördük. Ama mapping/transformasyon gibi konulara da orada girmedik. Kısacası konu epey bir tamamlandı.
Öte yandan yine ilk dönem beni C programlama dilinde uçuran hocam, VLSI labında bana ve üç arkadaşıma bir eğitim planı koydu. Bu dönem zaman oldukça elimizden geldiğince linuxde çalışmayı öğrendik. Umarım bir aksilik çıkmazsa yazın bir kısmı da yine labta olacağım ve sanırım iki tarafta da oldukça yararlı olacak bir tool öğreneceğiz, labview.
Elektronik maceram biraz yarım kaldı, doğru. Hatta geçen dönem yaptığım devreleri göz önünde bulundurursak bu dönem devre falan yapmadım. Sırf programlama ve teorik çalıştım. C dersinden çıkınca ve bu dönem de şansa programlama dersi alamayınca ben de kendimi pitona verdim. Çok da iyi ettim. Grafik programlamaya girdim, öte yandan pitonun nümerik olarak ne kadar önemli bir tool olduğunu da keşfettim. Nümerik dersinin tüm ödevlerini pitonda programladım. Yine burada paylaşmayı düşündüğüm bir iki güzel kod var.
Sanırım bu yaz laboratuvar işlerinden vakit kaldıkça uğraşacağım konulardan biri piton üzerinde seri porttan data geldikçe canlı grafik çizimi kodu olacak.
2.2.nin büyük macerası sinyal sistem dersiydi. Fourier seri açılımı/transformasyonları gibi hep bahsi geçen ve merakla beklediğim konuların baba gibi işlendiği bir ders. Gayet matematiksel. Sürekli kanıt yapıp durduk falan. Öncesinde bir delta-dirac, convolution, sonrasında bir sampling. Üzerine de z-transform. Kompleks teori kadar sevdiğimi söyleyemem. Hatta kimi konular ağır da gelmedi değil. Fakat farklı bir bakış açısı ve birçok yeni matematiksel kabiliyet kazandırdı.
Bu süreçte en kadim dostum Oppenheim'ı göstermeden geçemeyeceğim.
Fourier'yi tek burada mı gördüm?
Tabii ki de hayır. Kendisini aynı zamanda waves&vibrations (fizik 3) ve biraz önce bahsettiğim fizmat dersinde de gördüm. Fizik3 dersindeki fourier bir soruyu çözme amaçlı tanıtılmıştı. Ancak fizmat dersindeki de epey detaylıydı. Hatta yine garip bir şekilde konular iki taraftan birbirini tamamladı. Elektronik kısmında Fourier'yi kompleks ekponensiyel formunda açıyorduk, çünkü seri açmaktan çok özelliklerini kullanma amacımız vardı. Anladığım kadarıyla özellikler de en kolay kompleks üstel formunda kullanılıyordu. Öte yandan fizikte amaç seri açmayı/transformu gerçekleştirmeyi sağlamaktı. Bu nedenle trigonometrik fonksiyon bazları cinsinden uygulama yaptık. Kısacası iki forma da aşina oldum bu şekilde.
Bu dönem en zevk aldığım ders kuşkusuz fizik3 dersiydi. Konu eğlenceli ve modern fiziğe atladı atlayacak noktaları olması bir yana hocamız mükemmel bir insandı. Ahmet hoca tam öğrenci dostu ve sınıfı performans alanına çeviren bir hoca. Diğer hocalardan oldukça da farklı bir metodu var. Sınıfta tahtaya kalkıp soru mu çözmedik, her hafta quiz mi olmadık, her hafta ödev mi yapmadık, her şeyi yaptık bu derste. Dersin iki ana kahramanı vardı: basit harmonik salınıcı ve damped harmonik salınıcı (kendileri elbet driven olabilirler). Bu iki kahramanın bambaşka sistemleri dolaşmasını izledik durduk.
Komik gelebilir ama, elektronik fakültesinde RLC devreleri üzerine üç kocaman ders var. Tek bir tanesinde sistemi diferansiyel hale getiren o iki çok önemli elemanın, nam-ı diğer endüktans ve kapasitenin çıktığı bağıntılar türetilmedi. Hadi belki onlar pür devre teorisi dersleri. Orada amaç elemanları nasıl kullanacağımızı/analiz edeceğimizi falan öğrenmek. Fakat yine bu dönem aldığım elektromanyetik alanlara giriş dersinde de çıkarılmadı. Hoca Maxwell denklemlerini tanıttı, türetti falan. Ardından ekledi, bu denklemlerden endüktans ve kapasitenin de bağıntılarını çıkartabilirsiniz. Bitti. Çıkartmadık birlikte.
Ama Fizik3 dersinde aslında konusu olmasa da sadece elektromanyetik bir dalga sisteminde kullanacağımız için çıkarttık. Gayet Maxwell denklemlerinden. Fiziği sevmek için bir neden daha işte! Temel ve sorgulayarak ilerliyoruz. Elektronik kısmında ise özellikle bazı şeyler oldukça paldır küldür.
Bu arada derste Berkeley dizisinden Crawford'u kullandık.
Devre Sistem Analizi dersinin değerlendirmesini, artılarıyla eksileriyle, bir sonraki postta yapacağım. Şayet kendisi hiç de benden kaynaklanmayan nedenlerden dolayı dönemin en üzücü dersi oldu.
Bu dönem bazı açılardan tatmin edici, bazı açılar üzücü oldu. Şu bir gerçek lisansın ilk senesi bana kayda değer pek bir şey katmadı. Çünkü zaten katabileceği şeyleri daha liseden çalışmaya başlamıştım. Dolayısıyla bi'nevi tekrardı. İlk senenin en yararlı dersleri şüphesiz lineer cebir ve olasılık dersleri oldu. Gerçi calculus 2'de görülen integral calculusunu yabana atmamak gerekiyor. Yine de orada kanıtlanan teoremlerin elektromanyetik derslerinde fiziksel uygulamalarını yapınca daha bir yerleşiyor her şey yerli yerine. Öte yandan 1.2.de Barry Stocker'dan aldığım felsefe dersi dönemin tuzu biberi olmuştu.
Ancak dediğim gibi her şey diferansiyel ile başladı. Bu sene öğrendiklerimin haddi hesabı yok. Millet bana lisans öğrencisine her şey 3te yüklenir, 3ten önce hiçbir şey bilmiyorken 3ten sonra birçok şeyi bilir olursun, diyordu. Açık olmak gerekirse 2 gerçekten bu konuda yaratıcı bir seneydi. Eğer 2 böyle ise 3ü düşünemiyorum. Tabii bu noktada klasik programla ilerlemediğimi de kayda almak lazım.
Birincisi içinde bulunduğum dönem öncekilerden açılan dersler konusunda farklıydı. İkincisi aynı zamanda iki bölüm okuyorum. Evet, aynı anda. Öğrendim ki, çoğu çap öğrencisi önce bir bölüme abanıyor, onu erken bitirip diğerine ağırlık veriyor. Ben bu yöntemi seçmedim. Aslında bunun birincil sebebi fizik derslerini almam konusundaki sabırsızlığımdı. Ancak çok da iyi yaptığımı fark ettim. İki bölümü canlı bir şekilde karşılaştırma imkanım var şu anda. Ve şu bir gerçek ki ehb'deki derslerde üstünkörü geçilen birçok konu fizikte açığa kavuşuyor. Bazen de yeri geliyor fizikte önüme bir devre çıktığında çatır çatır çözüyorum. E devre çözmenin bin bir türlü yolunu öğrenince...
Tekrarlıyorum ama, 2.1.de aldığım kompleks teori gerçekten yaşamımı değiştirdi. Üstelik 2.2de aldığım fizikte matematiksel yöntemler I dersinin ilk kısmının yine kompleks teori olması apayrı bir durum. İlk dönem zaman bolluğundan ve anladığım kadarıyla elektronik fakültesinde o kısmı daha çok işe yarayacağından conformal mapping/bilinear transformation gibi konuları rahatça işlemiştik. Fakat residue uygulamaları konusunu fazla çeşitlendirmemiştik. Bu dönem fizikte residue hesabının bir sürü uygulamasını gördük. Ama mapping/transformasyon gibi konulara da orada girmedik. Kısacası konu epey bir tamamlandı.
Öte yandan yine ilk dönem beni C programlama dilinde uçuran hocam, VLSI labında bana ve üç arkadaşıma bir eğitim planı koydu. Bu dönem zaman oldukça elimizden geldiğince linuxde çalışmayı öğrendik. Umarım bir aksilik çıkmazsa yazın bir kısmı da yine labta olacağım ve sanırım iki tarafta da oldukça yararlı olacak bir tool öğreneceğiz, labview.
Elektronik maceram biraz yarım kaldı, doğru. Hatta geçen dönem yaptığım devreleri göz önünde bulundurursak bu dönem devre falan yapmadım. Sırf programlama ve teorik çalıştım. C dersinden çıkınca ve bu dönem de şansa programlama dersi alamayınca ben de kendimi pitona verdim. Çok da iyi ettim. Grafik programlamaya girdim, öte yandan pitonun nümerik olarak ne kadar önemli bir tool olduğunu da keşfettim. Nümerik dersinin tüm ödevlerini pitonda programladım. Yine burada paylaşmayı düşündüğüm bir iki güzel kod var.
Sanırım bu yaz laboratuvar işlerinden vakit kaldıkça uğraşacağım konulardan biri piton üzerinde seri porttan data geldikçe canlı grafik çizimi kodu olacak.
2.2.nin büyük macerası sinyal sistem dersiydi. Fourier seri açılımı/transformasyonları gibi hep bahsi geçen ve merakla beklediğim konuların baba gibi işlendiği bir ders. Gayet matematiksel. Sürekli kanıt yapıp durduk falan. Öncesinde bir delta-dirac, convolution, sonrasında bir sampling. Üzerine de z-transform. Kompleks teori kadar sevdiğimi söyleyemem. Hatta kimi konular ağır da gelmedi değil. Fakat farklı bir bakış açısı ve birçok yeni matematiksel kabiliyet kazandırdı.
Bu süreçte en kadim dostum Oppenheim'ı göstermeden geçemeyeceğim.
Fourier'yi tek burada mı gördüm?
Tabii ki de hayır. Kendisini aynı zamanda waves&vibrations (fizik 3) ve biraz önce bahsettiğim fizmat dersinde de gördüm. Fizik3 dersindeki fourier bir soruyu çözme amaçlı tanıtılmıştı. Ancak fizmat dersindeki de epey detaylıydı. Hatta yine garip bir şekilde konular iki taraftan birbirini tamamladı. Elektronik kısmında Fourier'yi kompleks ekponensiyel formunda açıyorduk, çünkü seri açmaktan çok özelliklerini kullanma amacımız vardı. Anladığım kadarıyla özellikler de en kolay kompleks üstel formunda kullanılıyordu. Öte yandan fizikte amaç seri açmayı/transformu gerçekleştirmeyi sağlamaktı. Bu nedenle trigonometrik fonksiyon bazları cinsinden uygulama yaptık. Kısacası iki forma da aşina oldum bu şekilde.
Bu dönem en zevk aldığım ders kuşkusuz fizik3 dersiydi. Konu eğlenceli ve modern fiziğe atladı atlayacak noktaları olması bir yana hocamız mükemmel bir insandı. Ahmet hoca tam öğrenci dostu ve sınıfı performans alanına çeviren bir hoca. Diğer hocalardan oldukça da farklı bir metodu var. Sınıfta tahtaya kalkıp soru mu çözmedik, her hafta quiz mi olmadık, her hafta ödev mi yapmadık, her şeyi yaptık bu derste. Dersin iki ana kahramanı vardı: basit harmonik salınıcı ve damped harmonik salınıcı (kendileri elbet driven olabilirler). Bu iki kahramanın bambaşka sistemleri dolaşmasını izledik durduk.
Komik gelebilir ama, elektronik fakültesinde RLC devreleri üzerine üç kocaman ders var. Tek bir tanesinde sistemi diferansiyel hale getiren o iki çok önemli elemanın, nam-ı diğer endüktans ve kapasitenin çıktığı bağıntılar türetilmedi. Hadi belki onlar pür devre teorisi dersleri. Orada amaç elemanları nasıl kullanacağımızı/analiz edeceğimizi falan öğrenmek. Fakat yine bu dönem aldığım elektromanyetik alanlara giriş dersinde de çıkarılmadı. Hoca Maxwell denklemlerini tanıttı, türetti falan. Ardından ekledi, bu denklemlerden endüktans ve kapasitenin de bağıntılarını çıkartabilirsiniz. Bitti. Çıkartmadık birlikte.
Ama Fizik3 dersinde aslında konusu olmasa da sadece elektromanyetik bir dalga sisteminde kullanacağımız için çıkarttık. Gayet Maxwell denklemlerinden. Fiziği sevmek için bir neden daha işte! Temel ve sorgulayarak ilerliyoruz. Elektronik kısmında ise özellikle bazı şeyler oldukça paldır küldür.
Bu arada derste Berkeley dizisinden Crawford'u kullandık.
Devre Sistem Analizi dersinin değerlendirmesini, artılarıyla eksileriyle, bir sonraki postta yapacağım. Şayet kendisi hiç de benden kaynaklanmayan nedenlerden dolayı dönemin en üzücü dersi oldu.
| your reaction: |
2012-05-16
kurgu karakterim üzerine çalışmalar
Dönen bir zar düşünün. Her saniye, her milisaniye, her mikrosaniye gözünüzün önünde değişen sayıları düşünün. Var gücüyle dönen bir zar. Sadece bir saniye önce parmağınızı değdirseydiniz başka bir sayıyı görecektiniz, gözlerinizin önünde. Ya da şimdi elinizi uzatmak yerine biraz bekleseniz şansınıza başka bir sayı düşecek. Altı ihtimal var. Ve her an her saniye. Değişen altı ihtimal. Eşit altı ihtimal. Ama yalpalamaya başladı zar. İşte birazdan son hareketini yapacak ve dönmeye mecali kalmayacak. Altı eşit ihtimal. Ortadan kaybolacak. Altı eşit ihtimal tek bir sayı olacak. Zar kararını verdiğinde, tüm ihtimaller tek bir sayıya çöktüğünde, senin sayın o olacak.
Derin, peş peşe gelen turlarını tamamlayamadan önce kavradı zarı. İki yüzünden tutarak gözünün dibine getirdi onu ve sağ gözünü kapatarak sol gözüyle zarın içinde ayrık zamanlarda oluşan ve yok olan evrenleri izledi. Nasıl da sığmıştı ihtimallerin kararlara an be an çöküverdiği bu evrenler bir zarın içine? Kafasını iki yana salladı dikkatini dağıtmak için. Sığmış işte, dedi. Ne var ki sığmayacak? Başını kaldırdı ve etrafına baktı. Kendini çevreleyen zar misali evrene dikti gözlerini. Sonsuz ben sığdık buraya, altı ihtimal evreni mi sığmayacaktı kırmızı bir zara, dedi.
Derin, peş peşe gelen turlarını tamamlayamadan önce kavradı zarı. İki yüzünden tutarak gözünün dibine getirdi onu ve sağ gözünü kapatarak sol gözüyle zarın içinde ayrık zamanlarda oluşan ve yok olan evrenleri izledi. Nasıl da sığmıştı ihtimallerin kararlara an be an çöküverdiği bu evrenler bir zarın içine? Kafasını iki yana salladı dikkatini dağıtmak için. Sığmış işte, dedi. Ne var ki sığmayacak? Başını kaldırdı ve etrafına baktı. Kendini çevreleyen zar misali evrene dikti gözlerini. Sonsuz ben sığdık buraya, altı ihtimal evreni mi sığmayacaktı kırmızı bir zara, dedi.
| your reaction: |
2012-05-14
yan flüt eğitimi ders programı
Sultanköy'den selamlar!
Notlar:
- İlk derste diyafram kasını çalıştırmayı öğrendikten sonra, ardından gelen her ders başlangıcında (12.derse kadar), 5 dakikalık diyafram egzersizi yapılacaktır. Öğrencilerin özellikle ilk ay özenle diyaframları üzerine eğilmeleri tavsiye edilir.
- 11. Dersten itibaren her dersin başlangıcında ilk 10 dakika günlük egzersiz yapılacaktır.
- Her ders öğrenciye dinleme ödevleri verilecektir. Yapılması işitmeyi geliştirmek açısından oldukça önemlidir.
- Eğitim sonu projesinin amacı öğrenciyi bu eğitimde en çok ilgilendiği alana eğitim boyunca daha derinlemesine yönlendirmektir. Eğitim programı herkes için aynıdır, farklılık öğrencinin ilgi alanlarıyla gelecektir. Proje, derslerde işlenenlere oranla kısmen daha zor bir parçanın çalınması (istenilen türde: klasik, jazz, pop vs.), müzik tarihi araştırması, daha derin teorik okuma, bir parçanın solfeji ve bunun gibi konularda olabilir.
- Öğrencinin defter tutmasına ya da kitap almasına gerek yoktur. Kitaplardan gerekli bölümler ders notu olarak verilecektir.
- Artarda iki saatlik eğitim, öğrenciye eğitmenle daha fazla uygulama yapma imkânı verecektir. Teorik konular daha detaylı öğrenilip flüt yanında ayrıca solfej yapmaya izin verecektir.
Cuma günü okul bitti, pazar günü solfej dersime girdim ve hemen ardından atladım otobüse. Geldiğimde hava kapalı ve yağdı yağacak vaziyetteydi. Ancak şimdi sonuna kadar açık ve etraf cıvıl cıvıl. Bir tatile ancak bu kadar ihtiyacım olabilirdi. Sabah 1 yıldır hiç kalkmadığım kadar geç kalktım ve üzerine oturup cinayet çözen dizi Mentalist'i izledim. Fringe'ten sonra favori dizim, zaten tek sevdiğim oyun da Cluedo. Evet, cinayet çözmek tam bir bilmece gibi geliyor. Hatta bazen, bir gün kafama eserse kriminal büroda çalışabilirim diyorum kendi kendime. Her neyse ortamın bol oksijenini içime alınca çalışmayı bırakmak dursun daha bir şevkle sarıldım. Dün geldiğim gibi vereceğim flüt dersinin programını bitirdim. İlgilenenlere duyurulur:
Eğitmen: Ceren Burçak Dağ
Ücretlendirme:
Haftada 1 saat: 30 tl.
Haftada art arda 2 saat: 50 tl.
Eğitim süreci: 3-6 ay arası değişken.
Kullanılacak Kitaplar:
Schule für die Flöte, Ernesto Köhler, 1. bölüm
Flüt Metodu, Tuna Çakmaklı
Müziğin Kitabı, Ahmet Say
Altes Metodu, 1. bölüm
Practice Book for the Flute, Trevor Wye
Flüt Eğitimi Programı
1. Ders: Sesleri, notaları ve flütü tanıma
Açıklama: Ses kavramı, fiziği ve özellikleri. Temel müzik işaretlerinin (dizek, anahtar, ölçü, süre gibi) solfej parçaları üzerinden öğrenimi. Nota değerleri. Tartım. Flütün tarihi ve yapısı. Kavram olarak ve flüt için akord ve entonasyon. Flüt temizliği. Ağızlıkla üfleme çalışmaları. Diyafram kasını tanıma ve çalıştırma egzersizleri. Metronom kullanma.
2. Ders: Kontrollü tutuş ve parmak pozisyonlarına giriş
Açıklama: Flütte denge noktaları. Gövde ile tutuşta dikkat edilmesi gerekenler. Flütte 1. ve 2. oktav sol arası parmak pozisyonları. Öğrenilen parmak pozisyonlarında uzun ses üfleme ve flütte sesleri tanıma. Birlik ve ikilik notalar üzerinden çalışma. Sesin renklerine giriş.
3. Ders: Parmak pozisyonları devam
Açıklama: Dil vurma tekniği. 1. ve 2. oktav tüm parmak pozisyonları. Birlik, ikilik ve dörtlük notalar üzerinden dil vurarak çalışma. Dizi, oktav ve derece. Tam ve yarım sesler. Diatonik tür. Tizleştirme ve pesleştirme işaretleri. Kromatik tür. Anarmonik tür. Diyez ve bemol sırasının mantığı. Nüansları parça dinleyerek ve nota bilgisiyle karşılaştırarak anlama.
4. Ders: Tekrar, egzersiz ve dil teknikleri
Açıklama: Legato ve staccato okuma ve çalma. Major mantığı ve duyumu. Do Major kurulumu. Sekizlik nota çalma. 4 hafta boyunca öğrenilenler üzerinde daha fazla egzersiz ve tekrar. Eğitim sonu projesi hakkında tartışma.
5. Ders: Sol Majör
Açıklama: Sol Majör tonunda çalışmalar. Üst oktavı, seslerini ve parmak pozisyonlarını tanıma çalışmaları. Müzikte hareket bildiren ifadeleri ve anlatımı dinleyerek ve görerek kavrama.
6. Ders: Aralıklar ve sol majör
Açıklama: Müzikte aralık kavramı. Sol majörü dille vurarak üst oktava taşıma. Tonda daha fazla egzersiz. Tonu bağlı ve staccato çalmaya giriş. Müziğin nüanslarını ve müzikal ifadelerini anlama çalışmaları.
7. Ders: Minör dizi, sol majör ve ilgili minörü mi minör
Açıklama: Minör parçayı işitme ve anımsama. Doğal ve armonik minör dizi kurma. Sol majör dilli, bağlı ve staccato en az 60 metronomda çalmak. Minör uygulaması: sol majörün ilgili minörünün bulunması ve çalmaya giriş.
8. Ders: Mi Minör
Açıklama: Mi Minör tonunda dilli, bağlı ve staccato çalışmalar. Arpej mantığı. Sol majör ve mi minörün arpejlerini çalışma. Ton üzerine kısa etütler çalmaya giriş.
9. Ders: Etüt Çalışması ve Tekrar
Açıklama: Do Majör – Sol Majör ya da Mi Minör tonlarından birinde etüt çalışması. Etüt çalışma mantığının öğrenciye verilmesi. Daha önceki derslerde öğrenilen her şeyin etüt üzerinden tekrarı ve uygulaması. (Ev ödevi: Do majör diziyi dilli, bağlı ve staccato olarak en az 60 metronomda çalmak ve ilgili minörünü bulup kurmak.)
10. Ders: Etüt ve La minör
Açıklama: Etüt çalışması devam. La minör dilli, bağlı ve staccato çalma. Tüm parmak pozisyonlarının kromatik dizi üzerinden tekrarı.
11. Ders: Günlük çalışma egzersizleri
Açıklama: Diyafram açma ve parmak pozisyonlarını hatırlama amaçlı günlük çalışma egzersizlerine giriş. Öğrenilen dört tondan birinde etüt çalışmalarına devam.
12. Ders: Etüt
Açıklama: Etüt çalışmaları. Eğitim sonu projesi hakkında tartışma.
13. Ders: İlk esere giriş
Açıklama: İlk klasik eser okuma, deşifre ve çalma hazırlıkları, (tür: ). Etüt. Vibrato tekniğini tanıma.
14. Ders: Eseri tanıma
Açıklama: Eser ve etüt çalışmaları. Do-Sol M ve Mi-La m dizilerini metronom ile hızlandırma çalışmaları. Parmak hızlandırma egzersizlerine giriş.
15. Ders: Eserin gelişimi
Açıklama: Eser ve etüt çalışmaları. Parmak pozisyonlarında zor geçişler.
16. Ders: İlk eserin tamamlanması
Açıklama: Eserin son haline getirilmesi. Etüt, günlük çalışmalar devam.
17-24.Dersler arası öğrencinin öğrenme durumu ve hızına göre değişiklik gösterecektir. Özetle, yeni bir eserle yeni bir tür öğrenilmesi, nüans teknik çalışmalarına başlanması ve yeni majör-minör tonlar öğrenilmesi amaçlanmaktadır.
Notlar:
- İlk derste diyafram kasını çalıştırmayı öğrendikten sonra, ardından gelen her ders başlangıcında (12.derse kadar), 5 dakikalık diyafram egzersizi yapılacaktır. Öğrencilerin özellikle ilk ay özenle diyaframları üzerine eğilmeleri tavsiye edilir.
- 11. Dersten itibaren her dersin başlangıcında ilk 10 dakika günlük egzersiz yapılacaktır.
- Her ders öğrenciye dinleme ödevleri verilecektir. Yapılması işitmeyi geliştirmek açısından oldukça önemlidir.
- Eğitim sonu projesinin amacı öğrenciyi bu eğitimde en çok ilgilendiği alana eğitim boyunca daha derinlemesine yönlendirmektir. Eğitim programı herkes için aynıdır, farklılık öğrencinin ilgi alanlarıyla gelecektir. Proje, derslerde işlenenlere oranla kısmen daha zor bir parçanın çalınması (istenilen türde: klasik, jazz, pop vs.), müzik tarihi araştırması, daha derin teorik okuma, bir parçanın solfeji ve bunun gibi konularda olabilir.
- Öğrencinin defter tutmasına ya da kitap almasına gerek yoktur. Kitaplardan gerekli bölümler ders notu olarak verilecektir.
- Artarda iki saatlik eğitim, öğrenciye eğitmenle daha fazla uygulama yapma imkânı verecektir. Teorik konular daha detaylı öğrenilip flüt yanında ayrıca solfej yapmaya izin verecektir.
| your reaction: |
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

