2016-04-08

İstanbul'a ilkbahar geldiyse gezmek gerek!

Kısa bir aradan sonra merhabalar!

Geçen hafta sizinle birlikte olamadım ne yazık ki, inanılmaz yoğun bir dönem geçiriyorum. İTU- Elektronik ve Haberleşme gerçekten 2. sınıf 2. dönemde başlıyormuş! Bu ağırlığın bana pek de iyi geldiğini söyleyemeyeceğim.. Bir de muhteşem bahar havası herkesi sardı, kimsenin ders çalışası, derslere gidesi yok( benim de öyle). Birde annemlerin gelişiyle bu hafta güzel bir İstanbul keşfi yaptım, ipuçlarını da sizle paylaşıyorum efendim.

İlk olarak 30 Mart' ta Gogo Penguin adlı jazz grubunun konserine Dilara gittiğimiz Babylon Bomonti' yi överek başlamalıyım sanırım! Eski bir bira fabrikasını yenileyerek ortaya oldukça şık, keyifli ve sıra dışı bir konsept yakalamışlar. Gerçekten İstanbul' un en keyifli mekanlarından biri. Fakat özellikle eğer içki içmesek de olur diyorsanız araba ile gitmeyi öneririm, şayet ulaşım pek de güvenli değil(yürüyerek sevimli olmadığını görünce, taksi kullandık dönerken).

Nisan ayının sultanı olarak da laleleri göstermek lazım. Bizim okulda bile oldukça sık karşılaşılan bu çiçekler Emirgan Korusu 'nda gerçekten kendilerini aşmışlar. Manzara ve biraz temiz hava için kaçamak yapılabilir fakat hafta sonu gitmemenizi şiddetle tavsiye ederim.

Bu kadar gezinin arasında benim gibi bir kitap kurdunun kitapçıları tavaf etmemesi mümkün değildi tabi ki. Yine Zorlu' da ki Remzi yabancı kitap çeşitliliği ve konum bakımından rahatlığı ile en sık gittiğim kitapçı oldu fakat bu sırada Taksim' deki Homer, Robinson Cruiso( Galatasaray lisenin oraya taşındı) ve favorim sevgili Minoa' yı da görmeyi ihmal etmedim! Minoa' da ufak bir değişikliğe gitmiş ve yemek yenilen kısmı yeni bir bölme daha eklemiş. Aynı zamanda 2. el kitaplara da göz atıp satın alabileceğiniz bu kısımda efsane yemekler ve içecekler servis ediyorlar. Her şeyin enfes olduğuna eminim! Ayrıca Minoa' nında gerek kitap çeşitliliği ve ortamın güzelliği ile İstanbul' da en beğendiğim kitapçı olduğunu söylemem gerek.
 
Bu ay müze olarak da Zorlu' daki Digital Revolutions sergisini gezme şansım oldu. Oldukça  keyifli bir ziyaret olduğunu söyleyebilirim. Hele benim gibi teknoloji sevdalılarının keyifle gezeceğini düşünüyorum. Oldukça yakın zamanın sergisi olmasına karşın teknolojinin evrimini güzel yansıttığını ve gelecek teknolojilerin de tanıtıldığını düşünürsek kesinlikle gidilmesi gereken bir sergi. Umarım ülkemizde bu konuda daha fazla sergi ve  çalışma yapılır.

Bir de bu hafta İstanbul Film Festivali geldi. 4-11 Nisan arasında daha çok nostaljik sinemalarda çok güzel filmler oynuyor. Yakalayabildiğinize gidin derim, ama biletleri kontrol etmenizi öneririm. Sinema demişken bir kaç hafta önce vizyona giren 'Annemin Yarası' adlı filmi de yeni izleme şansım oldu. Oldukça kaliteli bir filmdi.

Son olarak ufak bir gezi duyurusu yaparak yazımı bitireyim. 13-17 Haziran tarihlerinde 5 gün 4 gece Amsterdam 'a gidiyorum. Biletimi aldım fakat başka hiç bir ayarlama yapmadım. Bana eşlik etmek isteyen veya o tarihlerde oralarda olabilirim diyen varsa mutlaka haber versin bana da! Muhteşem ve dolu dolu bir gezi olacak :)

Esenlikle kalın..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder